Hiv, hastalıklara karşı vücudu koruyan savunma sistemine yani bağışıklık sistemine saldıran bir virüstür. Hiv taşıyıcısıysanız, hiv’in kandaki miktarını azaltmak için ilaç kullanmalısınız. Hiv’in kandaki miktarını azaltarak, bağışıklık sisteminizin zarar görmesini önleyebilirsiniz. Bu ilaçlar hiv'i tamamen tedavi etmemekle birlikte, yaşam kalitenizi yükseltmenize ve yaşam sürenizi uzatmanıza yardımcı olur. Hiv’e etkili ilaçlara antiretroviral ilaçlar denir.
Antiretroviral ilaçlar nasıl çalışır?
Hiv temelde, bağışıklık sisteminin bir parçası olan cd4 hücrelerini enfekte eder. Hiv enfeksiyonunun uzun yıllar devam eden seyri boyunca, cd4 sayıları azalır ve bu durum gitgide bağışıklık sistemini zayıflatır. Eğer bağışıklık sisteminin bu şekilde zarar görmesini yavaşlatacak ya da engelleyecek bir müdahalede bulunulmazsa, bağışıklık sisteminin hastalıklarla mücadele edemeyecek kadar zayıf düşmesi sonucu, aids(edinilmiş bağışıklık yetmezliği sendromu) adı verilen durum ortaya çıkar. Antiretroviral ilaçlar bu süreci durdurmaya veya geç bir evrede ilaçlara başlandıysa bağışıklığı yeniden güçlendirmeye yarar.
Tedavinin ana hedefi
Tedavi almayan hiv pozitif bir kişi, kanının her mililitresinde binlerce, hatta milyonlarca virüs barındırabilir. Tedavinin hedefi ise hiv’i kanda tespit edilemeyecek kadar azaltmak (buna
saptanamayan düzey denir) ve mililitrede 50 kopyanın altına indirmektir. Bazı hiv tedavi merkezleri 40 kopyaya kadar ölçüm yapabilmektedir. Hiv’in kandaki miktarını en aza indirmek(saptanamayacak seviye) için doktorunuz size en az 3 antiretroviral ilacın bir arada kullanıldığı bir ilaç kombinasyonu önerecektir. Bir kez viral yükünüz (kandaki hiv miktarı) düştüğünde, bağışıklık sisteminiz kendini yenilemeye başlar ve çeşitli enfeksiyonlara karşı vücut yeniden direncini kazanır.
Tedaviye ne zaman başlanmalı?
Hiv’e karşı etkili ilaçlarla hiv tedavisine ne zaman başlamak gerektiği tam olarak bilinmemekle birlikte uluslararası tedavi klavuzlarının önerdiği tedaviye başlama zamanları mevcuttur. Doktorunuzla tedaviye başlamanın ve beklemenin olası yarar ve zararlarını tartışmanız gerekmektedir. Klavuzlara göre, herhangi bir şikayetiniz yoksa cd4 sayısı 350 civarında tedaviye başlamanız önerilir. Değerleriniz bu düzeylerdeyse doktorunuz ile birlikte tedaviye başlama konusunu konuşmalısınız ve hazır olduğunuz zamanda da tedaviye başlamalısınız. Bazı durumlarda kişilerin farklı hastalıklarına bağlı olarak ya da hamilelik sebebiyle daha erken bir dönemde de tedaviye başlanması gerekebilir.
Hangi ilaçlarla tedaviye başlanmalı?
An itibariyle tedavi klavuzlarında başlangıç tedavisi için önerilen ve bu öneriler içinde Türkiye'de mevcut olan 2 ilaç kombinasyonu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi Truvada (Tenofovir+Emtricitabine) ve Stocrin (Efavirenz) kombinasyonudur. Bu ilaçlar günde birer tane alınır ve toplamda günde 2 hap ile tedavi sağlanır. Buna alternatif tedavi seçeneği ise Truvada (Tenefovir+Emtricitabine) ve Kaletra (Lopinavir+Ritonavir) kombinasyonudur. Truvada yine günde bir tane, Kaletra ise 12 saate bir kez 2 hap şeklinde kullanılır. Özel bir durumunuz olmadığı müddetçe doktorunuz bu 2 kombinasyondan biri ile tedaviye başlamanızı önermelidir.
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Dünyada yaklaşık 10 milyon HIV pozitifin ilaçlara erişimi olmadığı için çaresizce ölümü beklediğini, oysa ki tedavi gören HIV pozitif bir kişinin herkes kadar sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdürebileceğini...
antiretroviral tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
antiretroviral tedavi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Kasım 2011 Cuma
30 Ekim 2011 Pazar
HIV ve AIDS Tedavisi
HIV ve AIDS tedavisine antiretroviral tedavi denir. HIV, vücutta tamamen yok edilemese de antiretroviral ilaçlarla kontrol altına alınabilir. HIV pozitif kişiler doğru ve düzenli tedaviyle AIDS belirtileri ile karşılaşmadan herkes kadar sağlıklı ve uzun bir yaşam sürdürebilirler.Tedaviye AIDS evresinde başlayanlar tekrar HIV pozitif statüsüne geri dönebilirler. Ancak bazı durumlarda çok geç kalınmış ve kişiyi geri döndürebilme şansı kaybedilmiş olabilir. Bu sebeple doğru zamanda tedaviye başlamak ideal olandır. HIV pozitif ya da AIDS olmak ölmek demek değildir. İngiltere'de yapılan bir araştırmaya göre günümüzde HIV ile enfekte olmuş 30 yaşındaki bir kişinin ortalama yaşam beklentisi 75 yıldır.
HIV 80'li yılların başında tanımlandıktan kısa bir süre sonra, 1987'de HIV tedavisinde kullanılan ilk ilaç olan Zidovudine bulundu. Ancak tek başına Zidovudine tedavisi HIV'i kontrol altına almaya yetmedi sadece kişilerin yaşamlarını bir süreliğine uzatmayı sağladı. HIV o kadar akıllı bir virüstü ki bu ilacın tek başına kullanımında onu etkisiz hale getirmeyi başarıyordu. HIV tedavisinde esas dönüm noktası ise 1996 yılı oldu. Bu yılda HIV tedavisinde kullanılabilen farklı sınıflardan ilaçlar bulundu. O yıldan günümüze HAART(Highly Active Antiretroviral Therapy) denilen, en az 2 farklı sınıftan 3 ilacın birlikte kullanıldığı tedaviler kullanılıyor. HAART ya da bir diğer ifadeyle kombinasyon tedavisi sayesinde HIV pozitifler sağlıklı yaşamlarına devam edebiliyorlar.
Şu anda 6 farklı sınıftan 25 antiretroviral ilaç bulunmakta. Ülkemizde ise 3 farklı sınıftan 13 antiretroviral ilaç mevcut. Türkiye'de HIV tedavisine ilk başlayacak olanlar için ilaçlar gelişmiş diğer ülkelerdekilerle aynı. Yani Amerika'da ilaca ilk başlayacak olan HIV pozitif hangi ilaçları kullanıyorsa Türkiye'de de o ilaçlar kullanılıyor. Türkiye'deki sorun başlangıç tedavisinde kullanılan ilaçlara direnç geliştirmiş HIV pozitiflere ilaç bulmakta. Her ne kadar bu kişiler için uygun ilaçlar İlaç Ezcacılık Genel Müdürlüğü kanalıyla getirtilebilse de bu oldukça zor ve devamlılığında sorun yaşanabilen bir süreç olabiliyor. Bu sebeple başlanılan HIV tedavisine uyum çok önemli. İlaçların dozlarını atlamadan, aksatmadan almak gerekiyor.
HIV pozitiflerin tedavileri yaşam boyu devam eder. Yılda 4 kez tedavi görülen hastaneye gidilerek kan değerlerinin kontrolü ve diğer sağlık muayeneleri yapılmalıdır.
HIV 80'li yılların başında tanımlandıktan kısa bir süre sonra, 1987'de HIV tedavisinde kullanılan ilk ilaç olan Zidovudine bulundu. Ancak tek başına Zidovudine tedavisi HIV'i kontrol altına almaya yetmedi sadece kişilerin yaşamlarını bir süreliğine uzatmayı sağladı. HIV o kadar akıllı bir virüstü ki bu ilacın tek başına kullanımında onu etkisiz hale getirmeyi başarıyordu. HIV tedavisinde esas dönüm noktası ise 1996 yılı oldu. Bu yılda HIV tedavisinde kullanılabilen farklı sınıflardan ilaçlar bulundu. O yıldan günümüze HAART(Highly Active Antiretroviral Therapy) denilen, en az 2 farklı sınıftan 3 ilacın birlikte kullanıldığı tedaviler kullanılıyor. HAART ya da bir diğer ifadeyle kombinasyon tedavisi sayesinde HIV pozitifler sağlıklı yaşamlarına devam edebiliyorlar.
Şu anda 6 farklı sınıftan 25 antiretroviral ilaç bulunmakta. Ülkemizde ise 3 farklı sınıftan 13 antiretroviral ilaç mevcut. Türkiye'de HIV tedavisine ilk başlayacak olanlar için ilaçlar gelişmiş diğer ülkelerdekilerle aynı. Yani Amerika'da ilaca ilk başlayacak olan HIV pozitif hangi ilaçları kullanıyorsa Türkiye'de de o ilaçlar kullanılıyor. Türkiye'deki sorun başlangıç tedavisinde kullanılan ilaçlara direnç geliştirmiş HIV pozitiflere ilaç bulmakta. Her ne kadar bu kişiler için uygun ilaçlar İlaç Ezcacılık Genel Müdürlüğü kanalıyla getirtilebilse de bu oldukça zor ve devamlılığında sorun yaşanabilen bir süreç olabiliyor. Bu sebeple başlanılan HIV tedavisine uyum çok önemli. İlaçların dozlarını atlamadan, aksatmadan almak gerekiyor.
HIV pozitiflerin tedavileri yaşam boyu devam eder. Yılda 4 kez tedavi görülen hastaneye gidilerek kan değerlerinin kontrolü ve diğer sağlık muayeneleri yapılmalıdır.
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)